Söyleşi: Burçak Bingöl

“Gelenek bana göre zamanda hareket etmedikçe, yani bugüne taşınmadıkça, geçmişte ve içine kapalı, yaşamdan kopuk bir hâlde kalıyor.”

Masaların üzerinde maketler, köşelerde kurumuş çiçekler, etrafta farklı zamanlardan kalmış formlar… Ferah, düzenli ve ışıklı bir atölye. İçeri girer girmez bahar hissi veriyor. Bu dünyanın içinde Burçak Bingöl ile buluşuyoruz. Seramikten çizime, fotoğraftan yerleştirmeye uzanan üretim pratiğini konuşuyoruz. Aşina olduğu formları kopyalıyor, izlerini sürüyor, bozuyor ve yeniden kuruyor. Bazen bir nesneye, bazen bir çiçeğe, bazen de geçmişten kalan bir imgeye bakıyor. Aidiyet, kültürel miras ve kimlik üzerine düşünürken Doğu ile Batı arasında yeni bağlar kuruyor. Tanıdık olanın değişebileceği, bir nesnenin yeniden bakıldığında başka bir hikâye anlatabileceği bir alan açıyor. Biz de onunla birlikte bu masalsı dünyaya adım atıyoruz.

Seramikten çizime, fotoğraftan yerleştirmeye uzanan disiplinlerarası pratiğinizde malzeme, yalnızca bir araç değil, aynı zamanda düşüncenin taşıyıcısı gibi görünüyor. Bir malzemenin size yeni bir fikir önerdiği anlar oluyor mu?

Düşünce taşıyıcısı tanımlaması hoşuma gitti, çok doğru. Üretimim doğası itibarıyla süslemeyle, gelenekle yakın ilişkiler içinde olduğu için çoğu zaman kavramsal tarafı gözden kaçabiliyor.

Her malzemenin kendi doğası, kuralları ve olma biçimleri var; bunlar hem yeni sınırlar hem de bu hatların içinde yeni keşifler ve sınırsızlıklar taşıyor. Burası tekinsiz olduğu kadar heyecanlı bir alan… Malzemenin yanında, nesneler, doğa parçaları ve en önemlisi bizim bunlara yüklediğimiz anlamlar benim için büyük bir anlam ve ilham kaynağı. Bunların zaman ve zeminle ilişkisi, benim de içinde heyecanla dolaştığım, bugünü benim için anlamlı kılan şeyler. Yeni malzemeler, bu bir hammadde de olabilir, bazen hızla bazen de zamana yayılan bir olgunlaşma süreciyle beni de şaşırtan fikirler önerebiliyor.

Çalışmalarınızda kopyalama, iz sürme, bozma ve yeniden yapılandırma yöntemlerini sıkça kullanıyorsunuz. Tanıdık formları dönüştürmeye sizi iten temel motivasyon nedir?


2010’dan önce Ankara’da çalışmalarım daha çok modülarite, sistemler ve bunların mekânla ilişkisi üzerineydi. İstanbul’a gelince büyük bir farkındalık yaşadım; buradaki geçmiş ve onunla aramdaki mesafeyi fark etmem, üretimime yepyeni bir yön verdi. Kullandığım malzeme seramik de Türkiye bağlamında olabilecek en iyi konuydu. Bu sebeple geçmişe ve geleneğe bakmaya; hem tanıdık ama çok uzak olan bu formlara ve imgelere bakmaya başladım. Benim için geçmiş bir sanatsal kazı alanı; onu yeniden ele almak, bugüne tercüme etmek de önemli konu. Temel motivasyonum bulunduğum yere, coğrafyaya bakmak, buradaki konu ve malzemeleri kullanarak üretmek, yeni bağlar, bağlanmalar kurgulamak.

Üretimlerinizde Doğu ve Batı görsel gelenekleri arasında güçlü bir diyalog kuruluyor. Bu iki görsel hafızanın birbirini dönüştürme potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu görsel hafızalar birbiri üzerinde sandığımızdan çok daha etkili. Örneğin Osmanlı diye gördüğümüz şey, yeterince yakından bakınca Çin ve İran olabiliyor. 2017’den beri üzerine çalıştığım 16. yy.’dan bir çini panelin araştırma projesinde de hayret ve hayranlıkla fark ettiğim bu ilişkiler, Avrupa sanatlarını çok yakından etkilemiş.

Üretimlerim bir yandan tam da bu etki gücünün yönüne odaklanıyor. Doğu-Batı aksında bu ilişkinin hem sömürgeci geçmişiyle hem de güçlü ve odaklı kültür programlarıyla Batı lehine işlediği çok açık. En azından bu uzun süre böyle olmuş. Sanat çok önemli ve etkili bir politik alan. Bugün durum artık biraz daha farklı; gerek Batı’nın kendi dekolonizasyon programı gerekse Batı dışı kültürlerin kendini keşfetme ve var etme arzusu bu dengeyi değiştiriyor.

Aidiyet, kültürel miras ve kimlik gibi kavramları doğrudan anlatmak yerine malzeme ve nesneler üzerinden ele alıyorsunuz. Sizce nesneler, toplumların ve bireylerin hafızasını nasıl taşıyor?


Bizim buralarda sessizce taşıyorlar, sanki duyulmayı bekliyorlar. Sesini zaman zaman edebiyatta ya da tarihsel bir metinde duyduğum zaman, bir kök de canlanıyor gibi hissediyorum… Bu nesnelerin etrafında oluşan hayat, bizim en değerli ortaklığımız. Bu ortaklık duygusunun üzerine yeterince düşünmediğimizi hissediyorum. Aşina olduğumuz, hatta görmekten “yorulduğumuz” bu görsel gramer ve nesneler hep hayatımız içindeler. Bu nesnelere bugünden bir bakış koymanın kendisini değerli buluyorum. Taşıdıkları hafızayı ve geleneği, bugüne ait bir sanatçı olarak dönüştürmeyi ve yeni ilişkilenmeler kurmayı odağıma alıyorum.

Yeryüzü Yankıları sergisinde yer alan çalışmanızda geleneksel seramik formlarını çiçek motifleriyle yeniden kurgulayarak tanıdık bir estetiğin içinde kırılmalar yaratıyorsunuz. Bu müdahaleler, sizin için daha çok geçmişi korumanın bir yolu mu, yoksa gelenekle yeni bir ilişki kurmanın bir önerisi mi?

İkisi de doğru. Hafıza ve muhafaza. Gelenek bana göre zamanda hareket etmedikçe, yani bugüne taşınmadıkça, geçmişte ve içine kapalı, yaşamdan kopuk bir hâlde kalıyor. Bu geleneksel seramik formları kullanarak yeni düşler, düşünceler oluşturmak, geçmişten geleceğe uzanan bir sürekliliğin parçası… Bu yüklü mirası koruma ve/veya taşıma gibi büyük bir sorumluluktan ziyade, bu sürekliliğin küçük bir parçası olarak düşlemeyi ve üretmeyi seviyorum. Bu sergide gösterilen yapıtlar "Hasbahçe’de Huzursuzluk" serisinden ve üzerlerinde gül imgeleri var. Ve gelecekte ben de gerçek bir gül bahçesi kurabilmeyi hayal ediyorum.

Daha fazla

Söyleşi: Antonio Cosentino cover image

Söyleşi: Antonio Cosentino

“Kendimi bildim bileli etrafım ve ilgi alanıma giren her şey, bana mucize kabilinden gözüktü; varoluşun kendisi bir mucize, diğer her şey keza öyle gözüküyor benim için.”

Söyleşi: Özer Toraman cover image

Söyleşi: Özer Toraman

“Görünmeyeni, silinmiş olanı ya da geride kalanı resmetmek ile ilgileniyorum.”

Söyleşi: İhsan Oturmak cover image

Söyleşi: İhsan Oturmak

“Sofrayı işlerimde yalnızca yemek yenen bir alan olarak ele almıyorum; onu daha çok mülkiyetle kurulan ilişkinin bir temsili olarak düşünüyorum.”

İnternet sitemizde çerezler kullanılmaktadır. Çerezlerle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

OMM - Odunpazarı Modern Müze’nin ziyarete açık olduğu gün ve saatleri buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.